KAGİDER Ekonomi Danışmanı Özlem Derici Şengül Yazdı: 2023'e Girerken

KAGİDER Üyesi | 28 gün önce | 90 dakikalık okuma

Değerli KAGİDER Üyeleri,

Getirdiği güzelliklerin ve pandemi sonrası nispeten de olsa sağlıklı günlerin yanı sıra türlü zorluklara göğüs gererek geçirdiğimiz bir 2022'yi geride bırakırken yeni yılın hepinize sağlık, mutluluk, başarı ve belki de en önemlisi sevdiklerinizle daha bol ve kaliteli zamanlar getirmesini dilerim.

Oldukça fazla sayıda belirsizliğin yer aldığı, 2020’de pandemi, 2022’de de Rusya-Ukrayna Savaşı’nın getirdiği çeşitli risklerle mücadele etmek zorunda kaldık. Bu etkileri yavaş yavaş geride bıraksak da önümüzde seçim belirsizliği başta olmak üzere yönetmemiz gereken yeni belirsizlikler, değerlendirmemiz gereken yeni fırsatlar bulunuyor.

İşletmelerimiz için 2023’ün daha verimli ve büyümeye dönük bir yıl olması için yıl içerisinde bizi bekleyen önemli konularla ilgili çeşitli senaryolar bulunuyor. Bunlar arasında en büyük ve farklı senaryolara hazır olmamız gereken konu seçim. Seçimin orijinal tarihi 18 Haziran 2023 ancak Mayıs ayının ikinci veya üçüncü haftasında bir erken seçim açıklanması bekleniyor. Seçim sonrası başkan ve/veya meclis çoğunluğunun değişip değişmemesi, değişmemesi durumunda mevcut politikalara devam edilip edilmeyeceği çok belirleyici olacak. İktidarın ve mevcut politikaların değişmemesi büyümenin 2023 yılında ancak desteklerle devam edebileceği, %5.0’lik istihdam yaratan büyüme performansının zor yakalanacağı ve enflasyonun yüksek olacağı bir ikinci yarının ve hatta 2024’ün bizi beklediği anlamına gelecektir. Ancak etkin ve sıkı para ve maliye politikalarına dayalı bir politika kompozisyonu yılın ikinci yarısında büyümeden feragat etmemizi, faizin yüksek seyretmesini, sermaye girişi sayesinde kurun rahatlamasını beraberinde getirecek ve 2024 itibariyle atılan adımların enflasyonda kendini gösterdiği ve düşük kur, faiz ve enflasyonla büyümenin yaratıldığı bir döneme götürecektir. Bu yüzden seçim sonrası risklere karşı hazırlıklı olmak, basiretli politikalar uygulanması durumunda da fırsatları değerlendirmek önemli olacaktır.

Daha kısa vadeli gelişmelere bakacak olursak geçtiğimiz iki yılda görülen yüksek enflasyon ve beklentilerdeki bozulma nedeniyle oluşan negatif reel faiz (enflasyondan arındırılmış faiz düzeyi) bizleri TL’de durmaktan alıkoyuyor. Düşük reel faize ve dolayısıyla avantajlı borçlanma maliyetlerine rağmen krediye erişimde önemli zorluklar söz konusu. Bunun nedeni bankaların yüksek miktarda tahvil stokuna sahip olması, bu tahvillerin faizinde olası bir yükselişin bankaların ciddi miktarda zarara uğramasına neden olabilecek olması ve dolayısıyla bankaların daha fazla risk almamak adına kredi imkanlarını kısmış olması. Bu zorluklar pek çok KOBİ’de borcunu çevirememe veya çok büyük zorluklar yaşama gibi sorunlara neden olmuş durumda. Bu soruna bir nebze olsun çözüm olmak adına Kredi Garanti Fonu destekleri hazırlanmakta. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin açıklamalarına göre KGF destekleri altında 14 ayrı paket hazırlanıyor. Destekler kapsamında konut paketinin 4 Ocak Çarşamba açıklanması bekleniyor.

Ayrıca iki hafta önce Bakan Nebati Hazine destekli kefalet sistemi kapsamında başlangıçta 200 milyar lira kefalet imkanı karşılığında sağlanacak yaklaşık 250 milyar liralık finansman duyurusunda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce 200 milyar TL'lik yeni bir Kredi Garanti Fonu (KGF) paketi açıklamış, kadın girişimcileri desteklemek amacıyla 200 milyar liralık kaynak ayrılacağını bildirmişti. Erdoğan, “Hazine garantili kefaret sisteminde 200 milyar liralık kaynakla daha etkin kullanılmasını sağlayacak yeni bir adım attık. Özellikle fatura iptallerinden kaynaklanan sorunları çözecek yöntemleri de devreye alarak sistemin etkinliğini arttırıyoruz. Yeterli teminata sahip olmayan kredibilitesi yüksek olan firmalara %75 hazine destekli kefaret sağlıyoruz. Kadın kooperatiflerine de 2 milyar liralık da kefalet paketi tahsis ettik." açıklamasını yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Kadın Emeği Türkiye'nin İstikbali” Programı kapsamında ülkenin dört bir yanında iş kurmak, işini geliştirmek ve meslek edinmek isteyen 45 binden fazla kadınla bir araya gelindiğini ve onlara destek verildiğini belirtti. Bir önemli detay da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu 200 milyar dolarlık kaynağın 4 milyar dolarlık kısmının Teknoloji Destek Paketi olacağını açıklaması oldu. Henüz bu teşvikler Resmi Gazete’de yayınlanmadı; dolayısıyla kullanım koşullarını ve detaylarını bilmiyoruz. Ancak kamu bankalarının yanı sıra özel bankaların da kefalet paketlerine dahil olacağı ve böylece işletmelere uygun finansman imkânları oluşturması bekleniyor.

Bilindiği üzere yılın son günlerinde EYT ile ilgili karar da açıklandı. Buna göre 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortada kaydı bulunanlar EYT düzenlemesinden yaş şartı aranmaksızın 5000 günlük prim ödemesinin tamamlanması ve kadınlar için 20, erkekler için 25 yıl sigortalılık süresinin dolması durumunda faydalanabilecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan işverenlerin kıdem tazminatı ödemelerinde Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından KGF destekli bir kredi paketinin devreye alınacağını söyledi. Taşerondan kadroya alınanlardan hemen emekli olmayı tercih etmeyecekler için ayrı bir geçiş düzenlemesi hazırlanıyor. Düzenleme ile 2 milyon 250 bin kişinin daha emekli olması ve bütçeye 150 ile 300 milyar TL arasında bir yük getirmesi bekleniyor. Özel sektöre yansıması bu kanala yatırım ve istihdam artışına kanalize edilecek kaynakların buraya akması ve finansman sıkıntısı şeklinde cereyan edebilir. Bu gelişmeye asgari ücret artışı da katkıda bulunuyor olacak. Yine yılın son günlerinde varılan karara göre asgari ücret geçen sene Ocak’a göre %100 artışla net 8500TL oldu; işveren maliyeti ise 11,500TL’ye yükseldi. Seçim öncesi dönemde istihdam azaltmaya neden olacak bir ekonomik yavaşlama yaşanmaması için talebi canlandıracak birçok yeni düzenleme açıklanmasını bekliyoruz. Bu durum şirketlerimizin ciro artışı açısından olumlu olmakla birlikte enflasyonda beklediğimiz düşüşün sınırlı kalmasına neden olabilir. Geçen senenin Aralık ayı ve sonraki birkaç ay çok yüksek çıkan aylık enflasyonun 2022 yılı Aralık ayında baz etkisiyle enflasyonu %70’in altına getirmesini ardından birinci çeyrek sonunda %50’ye yakın seviyeleri görmeyi bekliyoruz. Geçen yılın yüksek seviyelerinden kaynaklanan baz etkisinin bu yılın ilk yarısında enflasyonu %40-%45 aralığına getirmesini ancak bundan sonra düşüşün politika aksiyonu olmadan mümkün olamayacağını düşünüyoruz. Bu yüzden yılın ilk yarısında canlı olmasını beklediğimiz ekonomik aktivitenin ikinci yarıda yerini belirgin bir durgunluk ve %80’ler olmasa da %50’ye yakın yüksek bir enflasyona bırakmasına hazır olmamız gerekiyor. Bu yüzden işletmelerimizin ilk yarıda nakit akışına odaklanması, varsa vade uyumsuzluklarını gidermeye çalışması, nakit yerine vadeli tedarik olanaklarını araştırmasını ve ikinci yarıya nakit pozisyonu açısından hazırlıklı girmelerini öneriyoruz. Bunun için işletme sermayelerinin küçülmesi gerekebilir ancak planlı ve kontrollü bir düşüş nakit akışının hızlanmasına ve manevra kabiliyetinin artmasına neden olacaktır. Seçim belirsizliği ortadan kalktıktan sonra bu hazırlıklar daha kolay fiyatlama yapılabilmesini, tedarik zinciri yönetimi ve borç yönetimi konularında daha esnek hareket edilebilmesini sağlayacaktır.

Her sektörün dalgalanmalar karşısındaki durumu, şirketlerin verebileceği reaksiyon farklı olsa da değişen koşullara atik cevap verebilmek, nakit akışı esnekliği sağlamak, maliyeti yönetebilmek, kur ve faiz riskini azaltmak, maliyet yükünü fiyatlamalara yansıtabilmek, tedarik konusunda temkinli ve önlem alarak ilerleyebilmek, emtia ve diğer hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı hazırlıklı olabilmek tüm şirketlerin korunaklı kalması için olmazsa olmaz unsurlar. Pandemi döneminde bu yana bakıldığında, hatta 2018 yılından bu yana en kötü geride kalmış gibi görünse de küresel yavaşlamadan kaçış yok gibi görünüyor. Bu yüzden bizlere düşen her türlü önlemi alıp karşımıza çıkan zorluklarla daha az çetin bir mücadele yürüterek bu dönemi atlatabilmeyi başarmak, yani önümüzü kış tutup yazın gelmesini beklemek.

2023 yılında da bir parça mücadele bizleri bekliyor ancak çalışma azmi, kararlılık ve becerinin timsali girişimci kadınlar olarak hazırlıklı olmak adına atılan bu adımlar 2024 yılında bizleri çok daha ileriye çok daha güçlenmiş olarak taşıyacak.

Bu vesileyle hepinize tekrardan güzellikler ve bereket dolu bir yıl ve de işlerinizde büyük kolaylıklar dilerim.

Sevgi ve saygılarımla,

Özlem Derici Şengül

KAGİDER Ekonomi Danışmanı



KAGİDER Üyesi

Girişimci

KAGİDER Üyesi