KAGİDER Üyesi Yasemin Mıstıkoğlu Yazdı: İklim Haberleri Pandoranın Kutusu

KAGİDER Üyesi | 13 gün önce | 5 dakikalık okuma

Yunan mitolojisindeki "Pandora’nın Kutusu"nu duymayan yoktur herhalde. Pandora, Tanrıların armağanı anlamına gelir. İnsanoğlunu yaratan tanrı Prometheus, tanrıların elinden ateşi çalar. Zeus buna çok kızar ve ilk ölümlü kadının yaratılmasını emreder. Çünkü o güne kadar, çok uzun bir süre özellikle Altın Çağ boyunca ölümlüler ve ölümsüzlerin bir arada yaşadıkları dönemde yeryüzünde yalnızca erkekler bulunmaktadır. Pandora, ilk kadının yaratılışına ilişkin bir mittir.

Mitolojiler bulundukları toplum için kutsal olan bir öyküyü anlatır; Pandora’da bir yaratılış öyküsüdür.

Mite göre, Prometheusun tanrıları aldatarak ateşi çalmasına kızan Zeus onu cezalandırmak için Hephaistos a bir parça toprak alarak suyla karıştırması ve bu karışıma insan sesi ve insan gücü ekleyerek tanrıçalara benzeyen bir varlık yapmasını buyurmuştur. Tüm tanrıların güzellikler, hediyeler, çiçekler vererek altın bir taçla donattıkları bu varlığa Pandora adı verilmiştir. Athena ona el işlerini öğretir, Afrodit onun gönlünü istek ve arzularla tutuşturur. Hermeias ise içini yalan ve dolanla doldurur. Tanrılar yeryüzüne indirmeden önce Pandoraya bir kutu vererek asla açmamasını söylerler. Ancak merakına yenilen Pandora bir gün kutuyu açar. Kutunun kapağını hemen kapasa da olan olur kutunun içinden hastalıklar, acılar, kederler, kötülükler tüm dünyayı sarar. Kutunun içinde bir tek umut kalmıştır. Bu nedenle de insanlar o günden bu yana kötülüklere karşı koyma cesaretini ve gücünü kendilerinde bulmuşlardır.

İşte iklim ile ilgili haberleri küresel mevsim değişikliklerini Pandoranın kutusunun içinde kalan UMUT ile değerlendirmemiz gerekiyor sanıyorum. Evet 4.5 milyar yaşındaki dünyanın kaynakları özellikle son 150-200 yılda çok hoyratça kullanılmış durumda. Şu anda dünya kaynakları 3.5 milyar insanı doyuracak miktarda olduğu halde dünya nüfusunun yaklaşık 7.5 milyar olması, neden bu kaynakları daha iyi kullanmamız gerektiğinin nedeninin çok açık ifadesidir. Kaynakların yanlış kullanılması sebebiyle dünyanın milyon yıl sonra değil, bin yıl sonra değil, içinde bulunduğumuz yüz yıl içinde insan, hayvan, bitki demeden tüm canlıların yaşam süreçlerinin olumsuz etkileneceğini söylüyor uzmanlar, iklim bilimciler. Ama umutsuz olmak dünya kaynaklarını yerine getirmeyecektir. Hala şansımız varken hem bizlerin hem de karar alıcıların ülkemizde ve dünyada yapacakları var. Önemli olan bir an önce harekete geçmek.

Neden böyle bir çabanın içinde olmalıyız?

Dünyamız iklim değişikliği yaşıyor hepimiz farkındayız. Yağmurlar eskisinden farklı zamanlarda ve periyotlarda yağıyor, sıcaklıkları eskisinden daha fazla, farklı mevsimlerde hissediyoruz; orman yangınları daha sık, seller daha şiddetli oluyor hem ülkemizde hem dünyamızda.

Uzmanların tespitlerine göre;

Biyolojik çeşitlilik tehdit altında; 1 milyon tür yok olmak üzere,

Çölleşme artıyor. Birleşmiş Milletler’e göre 2050 yılına kadar yani 30 yıldan söz ediyoruz; her 4 insandan en az birinin sık sık yaşanan su sıkıntısından etkileneceği tahmin ediliyor,r

Sulak alanlar azalıyor. Her yıl 10 milyon hektar ormanı kayıp ediyoruz. Her gün 10 kişiden 9 u kirli hava soluyor,

Su ve hava kirliliği yılda 9 milyon kişinin ölümüne sebep oluyor pandemideki ölümlerin altı katından fazla.

Okyanuslar aşırı avlanma ve plastik müdahalesi altında.Denizlerdeki hoyratlık devam edecek olursa 2048 yılında Okyanuslarda canlı kalmayacak yani sadece 27 yıl sonra…

Yeni tanımlanan bulaşıcı hastalıkların yüzde 75 inden fazlası zootik, yani hayvanlardan insanlara geçen.. Nedeni; doğal dengesi bozulan doğada göçler başladı ve hayvanlar hiç uğramadıkları yerlere gidiyorlar. Tüm dünyayı etkisi altına alan Coronanın da bu nedenden çıktığı üzerinde görüşler var ama net değil.

İşte tüm bunlar ve daha fazlası iklim değişikliği ile ilgili..

4.5 milyar yaşındaki dünyamızda daha öncede iklim değişiklikleri elbette yaşandı. Volkanların patlaması, kıtaların yerinden oynaması, buzulların erimesi ile yani doğal nedenlerle. Bugün içinde yaşamakta olduğumuz değişikliğin en önemli farkı hızıdır. Yani; 4.5 milyar yaşındaki dünyamız sanayi devrimine kadar, 19.yy başına kadar 1.2 derece ısınmış (bazı kaynaklarda 1 derece).. 19.yy başından günümüze kadar yani sadece yaklaşık 200 yıl içinde ise 1.5 (bazı kaynaklarda 1.2 derece ısınmış). Rakamlarda küçük farklılıklar olsa da dünyanın sanayi devrimi sonrası daha hızlı ısındığı çok net ortada. “Bu hızın nedeni insan, yani bizleriz” diyor uzmanlar. Kömür, petrol, doğalgaz ile çalışan fabrikalar, arabalar, uçakların… doğaya saldıkları zararlı gazlardır. İklim Bilimciler bu gazlara Sera Gazları diyorlar. Şimdi hedef dünya yüzeyinin ısısının daha fazla yükselmesini engellemek.

Doğadaki değişikliklerin hızı arttıkça canlıların bu değişikliklere ayak uydurabilme şanslarının azaldığı ve bugünkü iklim değişikliğinin tamamen insan eliyle gerçekleştiği görüşünde birleşiyor uzmanlar. Dolayısıyla bu değişiklik önceki değişikliklerden farklıdır.

Bu yaşananlar normal değil elbette. İnsan eliyle oluşan iklim krizinin yanında bir de giderek de artan bir hoyratlık var dünya kaynakları için. Örneğin denizlerdeki hedeflenmeyen ve yanlış avlar sebebi ile Akdeniz’deki balık çeşitliliği yüzde 87 azalmış durumda.

Tekrarlamak gerekirse; Denizlerdeki hoyratlık devam edecek olursa 2048 yılında Okyanuslarda canlı kalmayacak,

Tarımdaki yanlış sulama devam ederse 2060 yılında ekim yapılamayacak,

Sıcaklık böyle artmaya devam ederse2100 de deniz sularının 40 cm den fazla yükselecek.

Bu tahminler kesin yaşanacak mı?

Uzmanların görüşüne göre; Hayır önlemler alınırsa yaşanmayacak.

Pandoranın kutusundaki umut gibi umudumuz var. Ama alınması gereken önlemler de var; hem ülkeler hem karar alıcılar hem de bireylerin yapacakları var.

Örneğin plastik kullanımını azaltmak

Örneğin sürdürebilir tekstile yönelmek

Örneğin denizlerdeki hedeflenmeyen ava son verebilmek.

Unutmayalım lütfen çocuklarımıza tarla, bağ, bahçe, ev, araba, para, pul bırakmak için değil

ama YAŞANABİLİR BİR DÜNYA BIRAKMAK için çabalamalıyız.

Yasemin Mıstıkoğlu

KAGİDER Üyesi



KAGİDER Üyesi

Girişimci

KAGİDER Üyesi