KAGİDER Üyesi Melek Yıldız Yazdı: Kuraklıkla Mücadele Yöntemleri

KAGİDER Üyesi | 4ay önce | 5 dakikalık okuma

İklim krizi ve kuraklık artık tüm dünyayı ilgilendiren global bir problem. Dünya üzerinde 1,4 milyon km3 su var ancak bu suların sadece %3’ü tatlı su. %3’lük tatlı suyun ise sadece yaklaşık %1’i ulaşılabilir ve kullanılabilir durumda. Dünya nüfusu hızlanarak artıyorken su rezervlerimiz azalıyor. Sıcaklığın artması buharlaşma hızını ve miktarını artırırken, zamansız ve yüklü yağışlar toprak tarafından emilemeden denize karışıyor. Dünyamızda UNICEF verilerine göre temiz suya erişemeyen 2,5 milyar insan bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ise her gün 5 yaş altı 4 bin çocuk su ve suya bağlı hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor. Su kıtlığı dünya üzerindeki hayatı tehdit ederken kuraklığa karşı su geri kazanım yöntemleri daha da yaygınlaşmalı. Son yıllarda iklim değişiklikleri ve buna bağlı olarak yaşanacağı öngörülen kuraklık, sel gibi felaketler konusunda devletler su politikalarını tekrar gözden geçiriyor ve önlem almaya çalışıyorlar. Bu yazıda kuraklığa karşı iki önemli çözüm olan yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanımından bahsedeceğim.


Resim 1: Yeryüzünde Su Çevrimi

Çatı, kaldırım, otoyol, avlu ve benzeri yüzeylerden yağmur suyunu toplayıp, depolama ve yeniden kullanma işlemine yağmur suyu hasadı deniyor. Yağmur suyu hasadı neolitik çağdan beri dünyanın pek çok bölgesinde uygulanmakta. Toplanan yağmur suları bahçe sulamada, rezervuarlarda, araç yıkamada, soğutma kulelerinde, temizlikte veya içme ve kullanma (ilave arıtma gerekir) amaçlı kullanılabilmektedir.



Resim 2: Müstakil Bir Ev İçin Yağmur Suyu Hasadı Şeması

Avrupa ülkelerinde yaygın olarak uygulanan yağmur suyu hasadı ülkemizde de önem kazanmaya başladı. Yağmur suyunun toplanması temiz su rezervlerimizin korunması ve olası sel taşkınlarının önlenmesine büyük katkı sağlayacaktır. Yağmur suyu hasadının ilk yatırım maliyeti çok düşüktür. İşletme maliyeti ise yok denecek kadar azdır. 2021 yılı şubat ayında Türkiye Çevre Bakanlığı yeni bir yönetmelik yayınladı. Artık 2.000 m2 üzeri imar alanı olan tüm yapılar ruhsat alabilmek için yağmur suyu hasadı yapmak zorunda. 30.000 m2 üzeri yapılar ise gri suyu geri kazanıp, bahçe sulama veya rezervuarlarda kullanacaklar.


Resim 3: Yer Altı Yağmur Depoları

Bilim insanları tarafından yaşanacağı öngörülen kuraklık için alınabilecek önlemlerden biri de gri su geri kazanımını yaygınlaştırmak. Gri su evlerde kullandığımız şehir şebeke suyunun deterjan, sabun ve benzeri temizlik kimyasallarıyla kirlenmesiyle oluşur. Lavabo, duş, küvet ve mutfakta lavabolarında oluşan atık sular gri su olarak adlandırılır ve tuvaletlerden gelen sulara göre çok daha temiz oldukları için geri kazanım tavsiye edilir. Evsel su tüketimimizin %50’sinden fazlasını gri sular oluşturuyor. İlk yatırım maliyeti, işletme maliyeti ve arıtılmış su kalitesi birlikte değerlendirildiğinde, duş, lavabo ve küvetlerde üretilen gri suların arıtılması tercih edilmelidir. Arıtılmış gri su kullanım alanlarını sulama, rezervuarlar, çamaşır yıkama, süs havuzu, araç yıkama ve yangın söndürme olarak sıralayabiliriz. Gri suları arıtmak için suyun karakteristiğine bağlı olarak 0,04 mikron gözenekleri bulunan membranlar ile birlikte fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtma teknolojileri kullanılır. Su tüketimi fazla olan AVM, Otel, İş Merkezi, Havaalanı gibi ticari binalarda tercih edilen bu sistemler giderek yaygınlaşıyor. Ticari binalar dışında yeni konut projelerinde de uygulanmaya başlandı. Neredeyse sadece deterjanla kirlenmiş gri suların kanalizasyon şebekesine atılmadan önce tekrar değerlendirilmesi ekonomik kazancın yanı sıra mevcut su kaynaklarımızın muhafaza edilmesi açısından hayati önem taşıyor. Tuvaletlerin rezervuarları, araç yıkama, halı yıkama vs. gibi içme suyu kullanmak zorunda olmadığımız alanlarda, içme suyu standartlarında arıtılmakta olan şehir şebeke suyunun kullanılması içinde bulunduğumuz çağa uygun değildir.

Türkiye’de kullanımı giderek yaygınlaşan bu sistemler ülkemizde yaşanması öngörülen kuraklığı daha az etkiyle atlatmamıza yardımcı olacak. Mevcut rezervlerimizi daha az kullanacağız. Kişisel olarak da yapılabilecek pek çok tasarruf yöntemleri bulunuyor. Kullandığımız her damla suyun boşa gitmemesi için çaba göstermek gelecek nesillere borcumuzdur. Geleceğin suyunu hesapsızca harcayan bu çağın insanları, geleceğin insanlarının yaşam hakkını gasp ediyor. Hava, su, gıda gibi yaşamsal kaynaklarımızı yönetmek sağlıklı bir gelecek için mecburiyetimizdir. Henüz daha dönülmez yola girmemişken, bir damla suya muhtaç olacağımız zamanlar yaşamamak için, toplumsal farkındalığın daha da gelişmesi ve evsel ve endüstriyel alanlarda su tasarrufu yapılması için kamuoyuna baskı kurmalı ve su yönetimi konusunda ilgili kurumların çalışmalarını hızlandırmalarını istemeliyiz. Bilinçli ve sorumlu bireyler olarak suyumuzu korumak geleceğimizi, sağlığımızı, varlığımızı korumaktır.

MELEK YILDIZ

Kimya Mühendisi

KAGİDER Üyesi

Referanslar



KAGİDER Üyesi

Girişimci

KAGİDER Üyesi