KAGİDER Üyesi Gamze Çiğdemtekin Özer- AB Yeşil Mutabakatı Türk Şirketler İçin Önemli Fırsatlar Yaratabilir

KAGİDER Üyesi | 5ay önce | 5 dakikalık okuma

AB Yeşil Mutabakatı Türk Şirketler İçin Önemli Fırsatlar Yaratabilir

AB'nin Avrupa Yeşil Mutabakatı ile sanayiden teknolojiye, tarımdan lojistiğe ekonomide rekabet kurallarının değişmesi beklenirken, Türk şirketleri için de riskler kadar fırsatlar barındırmakta.

Yeşil Mutabakat iklim değişikliğinin önüne geçilmesi ve gelecek nesiller için yeterli kaynakların bırakılmasını hedeflemektedir. Yeşil Mutabakat aynı zamanda, karbon nötr hedefi ekseninde ekonominin dönüşerek yeniden yapılanmasını öngören muazzam bir dönüşüm ve kalkınma projesi. Hedeflenen bu iddialı dönüşümü, Bill Gates BBC ile yaptığı bir röportajda şöyle ifade etmişti: “Küresel iklim değişimine engel olabilmek için öngörülen ekonomik değişim süreci, insanlık tarihinde daha önce hiç yapılmamış büyüklükte ve iddiada bir değişim sürecidir”. Bill Gates’in bahsettiği bu değişim aslında global bir ekonomik transformasyonu da ifade etmektedir. İklim değişikliğinin önüne geçilebilmesi için Türkiye’nin en önemli ekonomik iş ortağı Avrupa Birliği’nin başını çektiği bu yeni yeşil düzen, Avrupa Yeşil Mutabakatı paydaşlarını ve iş ortaklarını da doğrudan etkileyecek ve çok çeşitli fırsatlar yaratabilecek bir dönüşüm projesidir.

AB Yeşil Mutabakatı Ne gibi Fırsatlar Yaratabilir

AB bizim için çok önemli bir ticaret ortağı ama başka ülkeler de, yeşil dönüşüm ile ilgili önemli adımlar atıyorlar. Türk şirketleri bu alandaki global rekabeti görüp, bu dönüşümü ne kadar hızlı hayata geçirirlerse o kadar rekabetçi kalabilirler. Burada iki temel hareket noktası olduğu söylenebilir: (i) üretimimizi nasıl daha sürdürülebilir hale getiririz, (ii) karbon ayak izimizi nasıl daha düşük hale getiririz.

Yeşil Rekabet Gücü: Bu iki temel hedefe yönelik ürün ve hizmetlerini ve üretim süreçlerini değiştirebilen, yeşil dönüşümü daha hızlı yapabilen şirketler daha rekabetçi olabilecek ve daha önde yer alacaklar. Bunun Türkiye’de iyi örnekleri var örneğin Koç Holding, sürdürülebilirlik konusunun önemini on yıl kadar önce fark etmiş, ve bu konuda önemli bir yol kat etmiş.

Yeşil ve Sürdürülebilir Finansmana Ulaşım: AB Komisyonu Sürdürülebilir Finansman Aksiyon Planı ve Taksonomi Tüzüğü (Sınıflandırma Tüzüğü) çerçevesinde, finansman ve sermayenin yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir faaliyetlere aktarılmasına yönelik önemli düzenlemeler yapmakta. Üretim süreçlerini, ürün ve hizmetlerini yeşil ve sürdürülebilir ürün ve hizmetler olarak düzenleyebilen şirketler, sürdürülebilirlik ya da yeşil dönüşüm için finansal yatırımcılar (venture capital ve private equity gibi), kalkınma bankaları, ve stratejik yatırımcılardan daha öncelikli olarak ve kolay sermaye ve krediye ulaşabilecekler. Avrupa Kalkınma Bankası, Avrupa İklim Bankasına dönüşerek, yeşil dönüşümü finanse eden önemli bir işlev üstlenmekte. Diğer taraftan EBRD, IFC gibi kuruluşların da öncelikli hedefi sürdürülebilir faaliyetleri finanse etmek.

Tedarik Zinciri ESG Uyumu Türk Şirketlerini Öne Geçirebilir: Gerek AB Yeşil Mutabakatı kapsamında, gerekse global sürdürülebilirlik taahhütleri çerçevesinde ESG (çevre, sosyal ve yönetişim) ilkelerine uyum giderek önemini artırıyor. Almanya’da 2023 yılında yürürlüğe girecek Alman Tedarik Zinciri Kanunu, Alman şirketlerinin, çalıştıkları tedarikçilerin (Almanya içinde ya da yurtdışındaki) ESG kriterlerine uygun faaliyet gösteren tedarikçiler olmasını zorunlu hale getirdi. Tedarikçileri ESG kriterlerine uygun hareket etmeyen Alman şirketleri, ağır cezalarla karşılaşabilecek. Böylelikle örneğin bir Alman şirketine tedarik sağlayabilecek şirketler, ESG kriterlerine uygun faaliyet gösterdikleri takdirde, buna uygun faaliyet göstermeyen rakipleri arasından sıyrılarak öne geçebilecekler. Almanya’dakine benzer bir düzenleme AB Komisyonu tarafından da hazırlanmakta. Diğer taraftan hukuki bir zorunluluk olmasa dahi, kurumsal ESG taahhütleri ve inisiyatifleri uyarınca, giderek daha çok global şirket, yatırımcı ve finans kuruluşu, iş ortaklarını, tedarikçilerini ve müşterilerini ESG kriterlerine uygun faaliyet gösteren şirket ve kuruluşlar arasından seçmekte. ESG kriterlerine uyum sağlamayı başaran şirketler, çok boyutlu bir rekabetçi güç elde edebilecekler.

Yeşil Teşvik Paketleri: Ticaret Bakanlığı tarafından duyurulan Yeşil Mutabakat Aksiyon Planında AB'dekine benzer bazı teşvik mekanizmalarının Türkiye’de hayata geçirileceği açıklandı. Bu teşvikler yeşil dönüşümün finansa edilmesi ve şirketlerin faaliyetlerini sürdürülebilir ve karbon emisyonu düşük faaliyetlere dönüştürebilmesi bakımından hayati önem taşımakta. Ayrıca AB'de dezavantajlı şirket ve sektörlere "adil dönüşüm mekanizması" denilen bir fon ayırılarak, bu şirketlerin yeşil dönüşümü gerçekleştirmeleri için teşvik paketleri sunulacak. Gümrük Birliği'nde olmamız nedeniyle Türk şirketlerinin bu fonlardan yararlanması için gerek özel sektör gerekse Türk Hükümeti çeşitli çalışmalar yapmakta. Türkiye’deki şirketlerin belirli ölçüde de olsa AB’nin Adil Dönüşüm Mekanizması fonlarından faydalandırılması da Türk şirketleri için önemli fırsatlar yaratacaktır.

Av Gamze Çiğdemtekin

KAGİDER Üyesi



KAGİDER Üyesi

Girişimci

KAGİDER Üyesi